Miyofasiyal Ağrı Sendromu Belirtileri ve Tedavisi

Miyofasiyal Ağrı Sendromu
Miyofasiyal Ağrı Sendromu

İçindekiler

Miyofasiyal Ağrı Sendromu Hastalığı Nedir

Miyofasiyal ağrı sendromu hastalığı vücudun farklı bölgelerinde tetik noktalar ve bu tetik noktaların olduğu bölgelerde ağrı oluşmasıdır.  Sendrom yumuşak doku romatizması olarak da tanımlanır. Sendromun görülme oranı %10’dur. Kadınlarda ve genellikle ofis çalışanlarında daha sık görülür.

Miyofasiyal Ağrı Sendromu Neden Olur

Miyofasiyal ağrı sendromu postür bozuklukları, tetik noktalar, travmalar, kas spazmları, uzun süre masa başında hareketsiz kalmalar ve dolaşım bozukluğu ile belirli bölgelerinin kanlanmasının azalması ve skolyoz olan bireylerde bu belirtiler sendroma neden olabilir.

Miyofasiyal Ağrı Sendromu
Miyofasiyal Ağrı Sendromu

Miyofasiyal Ağrı Sendromu Belirtileri

Miyofasiyal ağrı sendromunda en belirgin belirti ağrıdır. Ağrı ile beraber hareket kısıtlılığı oluşturur. Kişilerde ağrı ve hareket kısıtlılığı ile yorgunluk, stres belirtileri artar. Bazen terleme, üşüme veya sıcak basması gibi belirtilerde görülebilir.

Miyofasiyal Ağrı Sendromu Teşhisi

Miyofasiyal ağrı sendromu tanısı konulması için detaylı bir hasta öyküsü ve değerlendirme ile konulur. Değerlendirmenin hekim tarafından yapılması gerekir. Çünkü şikayetler başka hastalıklarda karıştırılabilir. Bu sebeple hekim tarafından detaylı klinik değerlendirme ile tanı konulur.

Miyofasiyal Ağrı Sendromu Tedavisi

Tedavide amaç ağrının azaltılması, hareket kısıtlılığının önlenmesi ve kişinin egzersiz ile yaşam kalitesinin arttırılması amaçlanır. Ağrı için hekim tarafından verilen ilaçlar kullanılır. İlaçlar ile birlikte fizik tedavi uygulamaları yapılır. Fizik tedavide ağrıya yönelik sıcak uygulamalar, manuel terapi ve tetik noktalara yönelik uygulamalar yapılır. Germe, kuvvetlendirme egzersizleri ile tedavi desteklenir. Kişi aerobik egzersizlere yönlendirilir. Aerobik egzersizler olarak yürüyüş, hafif tempo koşu ve yüzme egzersizleri önerilir. Tedavi sonrası postür egzersizleri öğretilir ve kişinin günlük yaşamında yapması önerilir. Tedavi bitiminden sonra belirli aralıklarla fizyoterapistinizle değerlendirme yapılması önerilmektedir.

Randevu ve bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yol tarifi almak için tıklayın.

Similar Posts

  • Kol Kemiği (Humerus) Kırığı

    İçindekiler Kol Kemiği Kırığı (Humerus Kırığı) Humerus, omuz ile dirsek arasında kalan kolun kemik yapısıdır. Kemik bütünlüğünün bozulma durumu kırık diye adlandırılır. Kol kırıkları, travma, aşırı kullanıma bağlı stres, kola alınan direkt darbeler ve belirli hastalıklardan dolayı kaynaklanabilmektedir. Kol kemiği kırığı (humerus kırığı) rehabilitasyon süreci için fizyoterapist ile iletişime geçilip tedaviye başlanılmalıdır. Kol Kırıkları Nedenleri…

  • TME (Çene Eklemi) Bozuklukları Tedavisi ve Fizyoterapi Yönetimi

    İçindekiler Kadıköy Çene Eklemi (TME) Bozuklukları ve Fizyoterapi Tedavisi Günümüzde stres, yoğun iş temposu ve yanlış postür alışkanlıkları, vücudumuzun en karmaşık eklemlerinden biri olan çene eklemini (Temporomandibular Eklem – TME) doğrudan etkilemektedir. Kadıköy gibi metropolün kalbi sayılan bölgelerde yaşayan bireylerde, günlük hayatın getirdiği stresin bir yansıması olarak “diş sıkma” ve “çene ağrısı” şikayetleri her geçen…

  • Boyun Düzleşmesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

    İçindekiler Boyun Düzleşmesi Nedir? Servikal lordoz halk dilinde boyun düzleşmesi olarak bilinmektedir. Boynun belli sebeplerden dolayı C şeklindeki eğriliğini kaybetmesi durumudur.  Peki boyun düzleşmesi nedir ve nasıl oluşur. Omurgamızın boyun bölgesinde bulunan omurlar ve diğer kemikler, kaslar ve bağlarda gelişen çeşitli sorunlar, boyun şeklinin bozulmasıyla sonuçlanabilir. Boyun düzleşmesi, teknolojinin gelişmesi ile baş göstermiş, günümüzde çokça…

  • Os-Good Schlatter Hastalığı, Belirtileri ve Tedavisi

    İçindekiler Os-Good Schlatter Hastalığı Nedir? Os-Good Schlatter hastalığı, kaval kemiğini diz kapağına bağlayan patellar tendon yaralanmasıdır. Genellikle 10-15 yaşlarındaki erkek çocuklarda ani büyüme periyodunda görülmektedir. Bu hastalık sol dizde daha yaygındır. Futbol, basketbol oynayan ya da jimnastik yapan gençlerde daha sık görülür. Bu sorun genellikle zamanla kendiliğinden düzelmektedir. Çocuğun büyüme süresi tamamlanınca, tendon güçleneceği için…

  • Yaşlılarda Düşme Nedenleri ve Tedavisi

    Düşme-Yaşlılarda Düşme Çocuklar, yaşlılar hatta yetişkinler dahil her zaman düşme riski mevcuttur. Ev içerisinde kaygan zemin kaynaklı, yürüyüş ve denge bozukluğu, merdivenden kaynaklı, ortopedik ve fiziksel kaynaklı olmak üzere birçok düşme sebebi vardır. Çocuklarda düşüldüğünde, gelişim aşamalarında oldukları için ciddi problemler yaşamazlar. Fakat yetişkin ve yaşlı bireylerde düşmek büyük bir risktir. İnsanlar yaşları ilerledikçe kemiklerinin…

  • Patella Çıkığı(Subluksasyon)

    İçindekiler Patella Çıkığı (Subluksasyon) Patella(diz kapağı) diz ekleminin parçasıdır. Diz ekleminde kas ve tendonlara yapışma yeri sağladığı için çok önemlidir. Bu sebeple patella çıkığı(subluksasyon) önemle tedavi edilmesi gerekir. Patella Çıkığı Nasıl Oluşur Patella (diz kapağı) çıkığı nadir görülen bir hastalıktır. Tam çıkık (dislokasyon) veya yarı çıkık (subluksasyon) olarak görülür. Patella dizin dış yan tarafına doğru…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir